Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Belenco olarak Manisa Organize Sanayi Bölgesi Yenilik Merkezi ve UNPD (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı) işbirliği ile “Türkiye İş Yerinde Cinsiyet Eşitliği için Teknik Destek Programı (GETS)”  kapsamında çalışmalara, bu yıl içinde projeyi sürdürecek ekip arkadaşlarımızla “Belenco Eşitlik Komitesi”ni kurarak başladık.

Programın amacı; şirketimiz içerisindeki politika, süreç ve uygulamaların cinsiyet eşitliğine duyarlılığının, şirketimizin kendi içerisindeki toplumsal cinsiyet sonuçlarının, cinsiyet eşitlik düzeyinin ve olumlu eylem, olumlu ayrımcılık uygulamalarının ölçme, değerlendirme ve derecelendirmesini yapmak ve bu alanda sürekli iyileştirmeye dönük faaliyetlerimizin planlı şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Bu amaç dahilinde projeyi yürüten “Belenco Eşitlik Komitesi” ile eğitimler, çalışan anketleri ve bireysel görüşmeler ile toplumsal cinsiyet perspektifinden şirketimizi analiz edip sonuçları değerlendirerek, bir yıllık eylem planı oluşturmak ve şirketimizde uygulamak üzere çalışmalara titizlikle devam ediyoruz. Ayrıca bu süreçte hibrit çalışma modellerimiz ile pozisyona özel çalışma şartlarını analiz ederek iş-yaşam dengesini gözeten bir yaklaşım uyguluyoruz.

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ NEDİR?

Cinsiyet, kadın ve erkek arasındaki biyolojik farkları tanımlar. Toplumsal cinsiyet ise kadınlar ile erkekler arasındaki toplumsal olarak kurulan ve sosyal kaynakları olan farklılıklardır. Bir bireyin toplumsal cinsiyeti, sadece doğal ve biyolojik olarak belirlenmeyen, daha çok norm ve kalıp yargılar tarafından dayatılan rol ve özelliklerden oluşur. Kadınlar ve erkekler için toplum tarafından ve toplumsal olarak inşa edilen roller, davranışlar, eylemler ve nitelikler “toplumsal cinsiyet” kavramı ile ifade edilir. Toplumsal cinsiyet zamana ve kültüre bağlı olarak değişiklik gösteren bir yapıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği; bireylerin cinsiyetlerine bakılmaksızın, hayatın tüm alanlarında eşit fırsat ve haklardan yararlanması, kaynaklara eşit şekilde erişebilmesi ve eşit muamele görmesi, diledikleri tüm alanlarda kişisel bilgi ve becerilerini geliştirebilmesi, sahip oldukları potansiyeli gerçekleştirebilmesi ve kendi tercihlerini yapabilmesidir.

TOPLUMSAL CİNSİYET ve SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA

Sürdürülebilir kalkınmanın hem ekolojik, hem toplumsal, hem de ekonomik adaleti eşzamanlı olarak sağlaması gerektiği kabul edilir. Her türlü ayrımcılığın olduğu gibi toplumsal cinsiyet eşitsizliği de toplumsal adaletin gerçekleşmesini engeller. Bu nedenle toplumsal cinsiyet eşitliğinin, sadece temel insan hakları perspektifinden değil, sürdürülebilir kalkınma açısından bakıldığında da katılımcı bir kalkınma için en önemli unsurlardan biri olduğu görülebilir. Yapılan araştırmalar, kadınların ekonomik süreçlere katılımının, sürdürülebilir kalkınmayı olumlu yönde etkilediğini gösteriyor. Öte yandan tarihte kadınların birçok noktada toplumsal değişime liderlik ettikleri biliniyor. Bu nedenle de kadınların katılımı ile yoksulluğun ortadan kaldırılması, sürdürülebilir tüketim ve üretim kalıplarının geliştirilmesi ve ekosistemlerin ve doğal kaynakların sürdürülebilir yönetimi kolay gerçekleştirilebilir.

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel koşulları şunlardır:

  • Kadın ve erkekler için eşit ekonomik bağımsızlık
  • Eşit değerdeki iş için eşit ücret
  • Karar almada eşitlik
  • Onur, haysiyet ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddete son verilmesi
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya yönelik mevzuat oluşturulması

Kaynaklar:

UNDP

SKD Türkiye

KATALOĞUMUZU İNCELEYİN